Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Gözü Yaşlı Sultan Vahideddin Han 2
14 Mayıs 2007 Pazartesi | 07:54

fatihoruc@fatihoruc.com

Vahideddin Han ısrarın faydasız ve tehlikeli olacağını düşünürek sustu. Eğer şimdi bu teklifi kabul etmezlerse, zorla alma ihtimalleri de vardı ki, bu ihtimali düşünmek bile istemezdi.

- Anlaşılmıştır efendi, anlaşılmıştır. Başka bir diyeceğiniz yoksa çıkabilirsiniz.

- Kararınızı ne zaman öğrenebiliriz efendim.

- Yaverlerimle bu teklif üzerine meşveret ettikten sonra, çıkan kararı yaverlerim size ulaştırırlar.

- Teşekkür ederiz hazret. Beklediğimiz haberin biran evvel geleceğinden hiç birimizin kuşkusu yok. Size güzel günler dilerim.

Fransız elçisi odadan çıktıntan sonra, Vahideddin Han üzüntüsünden ötürü ağlayacaktı neredeyse. Atalarının şan ve şeref ile aldıkları toprakların üzerinde, bir Fransız elçisinin isteklerine boyun eymek zorunda kalıyorlardı. Üç tane kendini bilmez paşanın, beceriksizliği, kabiliyetsizliği ve hırslarının neticesinde, koskoca asırlık çınar çürüyordu.

Vahidettin Han zili çaldı ve yerinden kalkıp pencerenin yanına gitti. Bir müddet geçtikten sonra saray hizmetlisi içeriye girdi.

- Beni mi emrettiniz Sultanım?

Vahidettin Han camdan kafasını çevirmeden cevapladı. Sesi çok üzgün ve bitkin bir vaziyetteydi.

- Evet! Derhal Saray Başkatibi ve Başmabeynci'yi çağırınız, çok acil gelsinler.

- Emredersiniz Sultanım.

Saray hizmetlesi dışarı çıktığın da Vahidettin Han, camdan dışarıyı seyretmeye devam ediyordu. Namlularını Dolmabahçe Sarayı'na çeviren gemileri seyretti bir müddet. Sonra sarayın etrafında gezinen düşman askerlerini. Sarayın ablukaya alınması gibi, bütün memlekette ablukaya alınmıştı. Kendi memleketinde, kendi sarayında ve kendi askerlerinin arasında esir durumundaydı. Kapının çalınmasıyla daldığı düşüncelerden uyandı.

- Giriniz!

Gelenler Başkatip ve Başmabeynci'ydi. İkisi de hürmetle padişahın önünde eğilip, selamlarını verdiler.

- Bizi emretmişsiniz Sultanım...

Vahidettin Han onlara bakmıyordu. Yüzündeki üzgün ifadeyi göstermek istemiyordu. Gelenler önemli birşey olduğunu anladılar. Vahidettin Han arkasına dönmeden konuşmaya başladı.

- Evet, sizi emrettim. Fransaz elçisinin ziyaretini duymuşsunuzdur herhalde.

- Duyduk Sultanım, gene ne isterler,

- Sözde Rusya'ya gidip Komünistlere karşı savaşmak için, 400 subay ve genarel İstanbul'a gelecekmiş.

Başmabeynci birden sevinçle atıldı.

- Ne kadar güzel Sultanım!

Vahidettin Han birden arkasını dönüp, şiddetli bir şekilde bağırdı.

- Güzen olan nedir efendi! Bu bahane ile karargahlarını, İstanbul'a kuracaklarmış. Amacımız buraya yerleşmek, diyemiyorlar da geçici olarak karargah istiyorlar.

Başmabeynci korka korka konuştu.

- Efendim o zaman verelim bir yer gitsinler. Bunun için bu kadar üzülmeyiniz.

- Efendi! Alalade bir yer isteseler, bu kadar üzülürmüyüz. Karargah olarak, Ortaköy'deki Fer'iye sarayını istiyorlar.

Geldiğinden beri sessizce konuşmaları dinleyen Başkatip Ali Fuat Bey, heyecanla atıldı.

- Fakat Hünkarım! Fer'iye sarayında Veliaht ve Sultanlar kalmaktadırlar. Bunları onlar da biliyorlar. Niçin böyle bir istekte bulunuyorlar anlayamadım.

- Keyifleri için isteyecekleri yok herhalde, vardır bir düşündükleri.

- Efendim, nasıl yaparız, nasıl ederiz. Bu mümkün değil.

- Biz bilmezmiyiz Ali Fuat Bey. Lakin Sadrazam'a ültimatom vermişler. Öyle de olsa, böyle de olsa alacaklar.

Başmabeynci söze girdi.

- Peki Hünkarım, siz nasıl uygun görürseniz.

Ali Fuat Bey konuşmaya devam etti.

- Ayrıca Hünkarım, o kadar hanedan halkı, bu kadar kısa sürede, nereye ve nasıl yerleştirilebilir.

  özel dosyalar kategorisindeki en yeni içerikler
- Bir Ateistin Hidayeti (5)
- Bir Ateistin Hidayeti (4)
- Bir Ateistin Hidayeti (3)
- Bir Ateistin Hidayeti (2)
- Bir Ateistin Hidayeti (1)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (33)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (32)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (31)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (30)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (29)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (28)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (27)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (26)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (25)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (24)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (23)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (22)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (21)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (20)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (19)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (18)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (17)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (16)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (15)
- Hayal Tiyatrosu: 'Şefkat' (14)
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı