Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Saraylara Lâyık
13 Mayıs 2007 Pazar | 08:35

11. Uluslararası Doğu Halı Konferansı münasebetiyle, Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi'nin bir etkinliği olarak düzenlenen "Çatma ve Kemha" - Osmanlı İpekli Dokumaları sergisi, Osmanlı ipekli dokumaları arasında önemli bir yere sahip olan çatma ve kemhaların seçkin örneklerini gün yüzüne çıkarıyor. Sadberk Hanım Müzesi'nde devam eden sergide satın almalar veya hibe yoluyla müze koleksiyonuna kazandırılan eserlerin yanı sıra Ömer Koç Koleksiyonu'ndan örnekler yer alıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun ticari, kültürel ve sosyal dünyasına damgasını vuran ipekli dokumalardan olan çatma ve kemhaların 70 adet örneğinin sergilendiği müzede, kaftanlık ve döşemelik dokuma parçalarının yanı sıra, seccade, duvar panoları ve yastık yüzleri bulunuyor. 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar tarihlenen örneklerden oluşan bu koleksiyon, sayı bakımından çok olmamakla birlikte desen çeşitliliği ve yüksek kaliteleri ile önemli ve seçkin bir grubu oluşturuyor.

En yenisi
300 yıllık
Sergide özellikle 16. ve 17. yüzyıla ait çok sayıda dokuma örneği ile ipekli dokuma sanatının, imparatorluğun siyasi ve ekonomik hayatına paralel olarak yükselerek, 16. ve 17. yüzyıllarda gerek teknik, gerekse sanatsal yönlerden en mükemmel çağını yaşamış olduğu açıkça izlenebiliyor.
Kemha, Osmanlı ipekli dokumaları arasında en gösterişli ve tok kumaşlardan biri olarak biliniyor. Çatma ise kadifenin bir türü. İkisi de saray ve halk tarafından çok beğenilen, kaftan ve döşeme yapımında çok sık kullanılmış olan kumaşlar. Çatma ve kemhalarda lale, karanfil, sümbül, nergis ve çınar yaprağı gibi natüralist öğelerin çokça kullanıldığı göze çarpıyor.
Kemhaların ipek iplik ya da altın veya gümüş alaşımlı telin ipek ipliğe sarılmasıyla elde edilen 'klaptan'la dokumduğu için hayli değerli olduğunu vurgulayan Sadberk Hanım Müzesi Müdür Vekili Hülya Bilgi, Osmanlı döneminde bu kumaşların dokumasında bir takım kuralların konulduğunu söyledi. 16. yüzyılda Bursa'da koza üretimine geçildiğini, ardından İstanbul'da ipek dokumacılığına başlandığını belirten Bilgi, bu iki merkez dışında Amasya, Tokat, Sakız, Bilecik ve Alaşehir gibi merkezlerde de ipek dokunduğu kaydetti.

 

 

 

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı