Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Hassasiyetimizi Kaybediyoruz
15 Nisan 2007 Pazar | 23:03

Yeşilçam'ın emektar isimlerinden Halil Ergün, televizyonlarda yayınlanan 'aksiyon' kültürünün bize ait olmadığını belirterek, "Aksiyon adam öldürmek demek değildir. Bir filmde onbeş adamın öldürülüp yere serilmesine karşıyım" dedi Son zamanlarda TV ekranlarındaki başarılı dizileriyle hayranlarının bir defa daha beğenisini kazanan Halil Ergün, bir dizi veya filmin başarılı olması için oyuncu, yönetmen ve proje seçiminin önemini vurgularken, halkın da artık daha insani senaryolara ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Günübirlik hayat
Halil Ergün, şimdilerde popüler kültürün her yanı sardığını belirterek, "Popüler kültürün etkisi altındayız gibi görünüyor. İnsanlar günübirlik hayata yöneldi. Birbirine benzeyen filmlerin, hep aynı tatları veren dizilerin ekranda yer almasına da sebep oldu. Bu anlamda farklı diziler de var. Yaprak Dökümü dizisi de böyle. Bu yüzden oynayan ve çalışan arkadaşlar hep birlikte projeye sevgiyle bakıyoruz. İnsanımızın kaybettiği fazilet, hasletleri, unutulmuş şeyleri göstererek geçmişi hatırlatıyoruz. İnsana bilmediği şeyi anlatmak değil, bildiği şeyi anlatmak gerekiyor" dedi.
'Kültürel ve ekonomik bir kuşatma altındayız. Bu yayın organlarına da sirayet ediyor' diyen Ergün, "Özellikle TV'lerde yayınlanan 'Aksiyon' kültürü bize ait değil. Aksiyon adam öldürmek demek değildir. Şiddete karşı biriyim. Bir filmde on beş adamın öldürülüp yere serilmesine karşıyım. Zaten toplumumuzda şiddet her an var. Şiddet çıtasını yükselterek her türlü tarzı denediler televizyonda. Küreselleşme ile birlikte kaba ilişkilerin ve paranın hâkim olduğu ilişkiler yayıldı. Bizim milletimiz zaten çok duygusal. Bu boca edilen "suni kültür" ile hakikaten boğuldu insanımız, Hassasiyetlerimizi kaybediyoruz. Bu duruma insan olarak sanatçı olarak çok üzülüyorum" diye konuştu.

"Sinemaya doyamadım"
Sinemaya hâlâ doyamadığını da söyleyen Ergün, "1974 yılından bu yana bu sektördeyim. Sinemanın en şaşaalı döneminde yer alamadım. O toplumsal filmlerde, geniş kitlelere ulaşan filmlerde oynayamadım. Televizyonla bunu yakalayabildiğime inanıyorum. İhtiraslarım var bu anlamda. Her gün yeni şeyler öğreniyorum. Hiçbir zaman ben 'Oldum, bittim' demedim" şeklinde konuştu.


Kaynak: Türkiye/ M. Kurtbay Önür

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı