Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Dil, Toplumun Aynasıdır
12 Nisan 2007 Perşembe | 22:21

Toplumdaki gelişmeler hangi yönde ise bunun dile de aynı şekilde yansıdığını dile getiren Prof. Dr. Mustafa Özkan, dilin toplumun aynası olduğu için, toplumda ne oluyorsa hemen dile yansıdığını ve bunun için Türk insanına büyük sorumluluklar düştüğünü söyledi.
Eğer bizim toplumsal hareketlerimiz ve davranışlarımızda bir iyilik ve bir gelişme varsa dilimizin de güzelleşip geliştiğini, toplum ve düşünce yapımızda kötüye gidiş varsa, dilimizin de geriye düştüğüne işaret eden İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Dili Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mustafa Özkan, "Dil toplumun aynasıdır. Toplumda ne oluyorsa hemen dile yansıyor. Dil derken insanın kendisini kastediyoruz. Çünkü insan, ancak dili ile vardır. O bakımdan dil kirlenmesi dediğimiz hadise, bugün insanımızın zihninde meydana gelen kirlenmedir. İşte bizim asıl amacımız ve gayemiz, insanlarımızın zihnindeki bu kirlenmeyi, yabancıya karşı özentiyi, yabancılaşmayı, kendi milli değerlerimize sahip olmayı, milli değerlerimize dönmeyi ön plana getirmemiz gerekir. O zaman dilimiz de normal akışkanlığını koruyacak. Bugün UNESCO'nun yaptığı araştırmaya göre Türkçe, dünyada en çok konuşulan beş dilden biridir. Bu kadar sağlam, güçlü ve bu kadar konuşulanı olan bir dilin bö yle bir kirlenmeye maruz kalması, o onu kullanan insanların zihnindeki zaaftan kaynaklanan bir husustur" diye konuştu.

Eğitimde dilin önemi

Prof.Dr. Özkan, geçmişten getirdiğimiz kültürü, modern yaşadığımız kültürle mecz ederek yeni bir kültür hamlesini başlatarak gençlere bunun öğretilmesi gerektiğini belirterek, "Her dil, zamanın şartlarına göre şekillenir. Günümüz şartlarında Türkçe'nin, teknik ve bilim açısından yeni terimleri karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulma ihtiyacında" dedi. Yeni kelimeleri dilimize katarken eskilerden feragat etmenin yanlış olduğunun altını çizen Özkan, aksi takdirde eski kültürümüzü bugünkü gençliğin anlayamayacağını ve karanlıkta kalacağını söyledi. Özkan, "Bu bilinci yerleştirmek için, eğitim seferberliğine gitmemiz lazım. Bunu yapamazsak Türkiye'nin 'dil' konusundaki geleceği pek iyi görünmüyor. Bunun için yabancı dil ile e ğitimi biraz azaltıp, eğitimimizi yabancı dil ile değil, anadilimizle yapmamız lazım. Kendi dilini bilmeyen insan, yabancı dili de zayıf olur. Çünkü konuşmada kullanılan bir yabancı kelime, hemen ertesi gün halk arasında yayılıyor" şeklinde kaydetti.

Yabancı kelime istilası

Türkçe'nin ilk yazılı ürünlerin ortaya çıktığı 8.yüzyıldan başlayan ve uzun geçmişi ispatlanmış olan köklü bir dil olduğunu hatırlatan Özkan, diller arasındaki eskilik aynı zamanda onun diğer dillerle olan kültür alış-verişini de zaruri kıldığını söyledi. Özkan, "Dil, yaşadığı dönemin şartlarına göre şekillenir. Bunlar kültürümüzü oluşturan temel unsurlardır. Bugün gençlerimiz geçmiş kültürümüzü öğrenemiyorlar ya da öğretemiyoruz. Köklü ve gelişmiş bir dil, hem geçmişi ile hem de geleceği ile bağlantı kurmak mecburiyetindedir. Bunu yapmak zorundayız" dedi.
19. yüzyıldan itibaren yönünü Batı'ya çevirerek Batı uygarlığının etkisinde seyreden Türk tarihine bakıldığında, toplumun hayat tarzındaki değişimle birlikte, dilde de değişmelerin başladığına dikkat çeken Özkan, "Batı'ya yöneliş hem düşüncede, hem de hayat tarzında oldu. Türk insanı ne zaman ki Batı hayat tarzını yaşamaya başladı o zaman bu tarzın icap ettirdiği pek çok kelime de, dilimize girmeye başladı. Son zamanlarda bu artış daha da hızlandı ve yabancı kelimeler ile terimler çeşitli sebeplerden dolayı dilimizi adeta yağmur gibi kuşattı" diye konuştu. Prof.Dr. Özkan, gelişen teknolojik şartlar karşısında Türkçe'nin yeni gelişmelere ayak uyduramaması (türeyen yeni yabancı isme, hemen Türkçe karşılık bulunamaması), moda halinde kullanılması ve dil şuuru eksikliğinin, bu tür yabancı kelimelerin kullanılmasında en önemli etkenlerden birisi olduğuna dikkat çekti.


Kaynak: Türkiye Gazetesi/Harun Yerebakan

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı