Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Bataklıktan Saraya...!
21 Mart 2007 Çarşamba | 14:10

Şimdilerde resmi törenlere, zengin düğün ve sergilere ev sahipliği yapan Dolmabahçe Sarayı'nın bulunduğu alan ilginç bir geçmişe sahip. Önceleri gemiler burda demirler, geleneksel denizcilik törenleri burda olurdu. Daha sonra bataklık haline gelmiş ve 17. yüzyıldan başlayarak doldurulmuştu. Dolgu bir zemin üzerine yapıldığı için "Dolmabahçe" adı verildi. Sultan 2. Mahmut Osmanlı imparatorluğu'nun 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar yönetildiği Topkapı Sarayının işlevini yitirdiği için terk ederek sarayı Boğaziçi'ne taşıyarak Eski Çırağan Sarayına yerleşen ilk padişah olmuştu. Son olarak Padişahların dinlenmeleri için düzenlenen bir "hasbahçe"ye dönüştürülen Dolmabahçe Sarayı mimarlık anlayışıyla dünya kültür mirasının en değerli yapıtları arasına girdi.

Yeni Saray... Yeni Dönem...

2. Mahmut'tan sonra tahta geçen Sultan Abdülmecid'de Boğaziçi'ni tercih etmiş ve eski Beşiktaş Sahil Sarayı'nı yıktırıp yerine inşaatı yaklaşık 13 yıl süren Dolmabahçe Sarayı'nı yaptırmıştır. Yapımında zamanın Mimar Ağası, Altunizade İsmail Zühtü Paşa'nın Bina Emini olarak hizmet ettiği dönemde Garabet Balyan, oğlu Nikoğos Balyan ve bir grup Hassa Kalfalar görevlendirilmiş. Beşiktaş Sahil Sarayı, Sultan Abdülmecit döneminde kullanışsız olduğu gerekçesiyle 1843 yılından itibaren yıktırıldı ve Dolmabahçe Sarayı'nın 15.000 m2'lik bir alanı kaplayan temelleri, meşe kazıklar ve ağaç hasırlar üstünde yükselmeye başladı. 1856'da 110.000 m2'lik alan üzerine 16 ayrı bölüm olarak oluşturuldu. Dolmabahçe'nin Osmanlı saraylarından en önemli farkı, ihtiyaca göre eklemeler yapılabilmesi ve gerekli tüm birimlerin bir arada olmasıdır. Saray, Dolmabahçe Camii'nden başlayarak bugün Dolmabahçe Kültür Merkezi olarak kullanılan "Matbah-ı Amire" yani saray mutfaklarından Sultan Abdülaziz döneminde saray çalışanları için yapılan 'Akaret' binaları ve Sultan 2. Abdülhamid döneminde saray kompleksine eklenen Saat Kulesi'yle birlikte 350.000 m2'lik bir alana yayılmıştı. Günümüzde bu yapılardan bazı bölümler ise ortadan kalkmıştır.

"Hazine-i Hassa" bahçesi

Sarayın etrafını çevreleyen geniş bahçeye, Lübnan ve Çin gibi dünyanın değişik ülkelerinden getirilmiş çeşiti ağaçlar ve çiçeklerin yanısıra havuzlarla süslenmiştir. Bu bahçeye "Hazine-i Hassa" ve "Saltanat Kapı" adı verilen anıtsal iki kapı ile giriliyor. Deniz yönünde bulunan padişahların hazine ve maliye işlerine bakan görevlilerin bulunduğu binada şimdi ise, Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın yönetim binası bulunuyor. Kara yönündeki yapı ise günümüzde ofis ve kütüphane olarak hizmet vermekte olup yerli ve yabancı tüm araştırmacılara açıktır. Hazine-i Hassa Kapısı'nın hemen ardından ikinci bir anıtsal kapıyla Has Bahçe'ye giriliyor. Dolmabahçe Sarayı'nın beden duvarları taş, ara duvarları tuğla, döşemeleri ise ahşap, çatı kaplaması ise kurşundandır. Sarayın yapıldığı ilk yıllarda aydınlatmada havagazı; ısıtmada soba, şömine ve mangal kullanılmıştı. 1910-1912 arası kalolifer ve elektrikli aydınlatmaya geçilmişti. Saray, batı tarzı bir mimarlık üslubuyla yapılsa da, plan ortak olarak orta sofaya açılan odalarıyla geleneksel Türk evi yaşam düzenine göre yapılmış ve 'haremlik-selamlık' bölüme sahiptir. Bu iki bölüm arasında ise çeşitli devlet ve dini törenlerin yapıldığı "Muayede Salonu" yer almaktadır.

'Selamlık'ta Hereke Halıları ve Porselenler'

Devletin resmi işlerinin yürütülmesi için sadrazam ve üst düzey görevlilere ayrılmış odaların yanı sıra padişahın yabancı elçiler ve konuklarla görüşmelerini 'Selamlık'ta yapardı. Sarayın duvar süslemeleri ve mobilyaları açısından en göz alıcı bölümüdür. Selamlık, Hereke Halıları, Baccara ve Bohemia Kristalleri, Sevres ve Yıldız porselenleri ile çeşitli devlet yöneticilerinin armağanlarıyla döşenmiş ve üst kat Padişaha ayrılmıştır. Selamlık'ta 'Süfera Salonu', 'Zülvecheyn Salonu', Padişah'ın resmi görüşmelerini yaptığı 'Kırmızı Oda', 'İntizar Odası', mermerleri Mısır'dan gelen 'Hünkar Hamamı' bulunuyor. Son halife Abdülmecid Efendi'nin Selamlık bölümüne taşıdığı özel kütüphanesi'de burdadır.

En "görkemli" bölüm...

'Muayede Salonu' sarayın en görkemli bölümüdür. 2000 m2'yi aşan alanı, görkemini vurgulamak amacıyla yapılmış taşıyıcı özelliği olmayan 56 sütunu, yüksekliği 36 metre olan kubbesi ve kubbeye bağlı 4,5 tonluk İngiliz kristali avizesiyle görenleri cezbediyor. Sultan Abdülmecit Han'ın sarayın açılışında resepsiyon verdiği bu salon resmi davet ve bayramlaşmalara ev sahipliği yapıyordu. Muayede Salonu'nun arka bahçesinde Camlı Köşk ve Sultan Reşat zamanında eklenen Kuşluk Köşkü gibi Padişaha mahsus yapılar yer alıyor. Harem bölümü ise gizli olduğu kadar büyük ve karmaşıktır. Haremde alt kat görevlilere, üst kat padişah ailesine ayrılmıştır. Bu bölümde Sultan Abdülmecit, Sultan Abdülaziz ve Sultan Reşat'ın yatak odaları vardır. Harem'in en görkemli yeri Mavi Salon'dur duvarlardaki kalem işleri, ipek perdeler ve altın varak mobilyalar ile son derece gösterişlidir. Mavi Salon'un hemen ardından Çinili Haman ve Pembe Salon gelir.

Şimdiki Dolmabahçe

3 Mart 1924 tarihinde TBMM'nin koruması altına alınan Dolmabahçe Sarayı, Pazartesi ve Perşembe günü dışında ziyarete açık olup rehberler eşliğinde gezilebilmektedir. Ayrıca Saat Kulesi kafeteryası ziyaretçilere Boğaz kıyısında yorgunluklarını atabilmeleri için kafeterya hizmeti sunuyor.

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı