Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Seni Seviyorum (!) (Tramvayda travma)
02 Eylül 2009 Çarşamba | 00:18

Sonunda buna da şahit oldum… En bahtsız yolculuğumdu. En talihsiz 10 dakikalık seyahatim. İstanbul'da tramvaydayım… Önümde iki genç kız oturuyor. Bir tanesi birkaç metrekare içindeki dinleyenlere aldırmadan, ses tonuna dikkatsiz…
Arkadaşına sevgilisini tarif ediyor. Ayaktayım…. Zihnim dışarıya bakan gözlerimle, el ele tutuşmuş, gün içinde yapacaklarımı planlıyor… Anlattıkları umurumda değil ama rahatsız oluyorum…. Bir kız sevdiği insandan bahsederken, bu kadar pervasızca, duyulacak, içi fikirsiz kelimeler kullanmamalı. Ama alıştık artık… Toplum bu derece, dejenere…

O sebeple rahatsızlığıma aldırmadan, 10 dakikalık çileye göğüs gererim diye düşünürken; dünyamı sallayan, sosyal ve özel hayatımı bir anda unutturan, balyoz kıvamında, öyle bir cümle sarf etti ki aşkını (!) tarif ederken…

'Dudakları da ……. tarzında'.

Noktalı yerler bir pop starın ismi…
Dipsiz, soğuk, karanlık bir kuyuya düştüm sanki…
Sevgilisini orta malı yaptığı yetmezmiş gibi, dudaklarını da bir şarkıcıya benzetti.
Çok az yaşadığım şoklardan birinin içine yuvarlandım o anda…
Refleks olarak güldüm, ızdırapla birlikte…

Aman Allah'ım… Bunu da gördüm… "Ben bu çocuğa aşığım, çünkü dudakları ……'e benziyor" demenin üstü kapalısı…

"A kızım… Dünyanın en saf duygusu olan aşk… O olduğu için seversin bir insanı… Ya o da seni, gözlerin bayan pop star ……'e benzediği için seviyorsa… Seni mi sevmiş oluyor yoksa o ulaşamadığı hayranı, aşığı olduğu bayan pop starı mı? Bunu bilsen seni rahatsız etmez miydi?" diye sorasım geldi…

Cinnet bu… Nesillerimizi ne hale getirdiler. Absürd, taklitçi söz, tavır ve giyimler akıyordu gençliğin üzerinden… Ama sevmek, aşık olmak gibi bir güzelliği de almışlar neslimizden…

KİM ÖPECEK ALNINDAN?..

'O çocukla evlendiğin gün, alnından o mu öpecek, pop star …. mi?' şeklindeki soruya ne cevap verecek bu kız… Eğer cevabı 'pop star öpmüş olsun' derse de şaşırılası olmaz…

Olamaz dedim kendi kendime; üzüldüm, acıdım, kızgınlıkla birlikte. Bu kadar fikir fukarası mı oldu bu gençlik…
Ne getirdi nesilleri bu hale… Cevabı bu gidişatı yıllardır üzüntüyle takip edenlerce bilinen bir soru bu aslında…

Artık yeni nesillerin elinden aşık olmak hakkı da alındı birilerince… Prototiplere, vitrindeki tanıdık yüzlere aşık olabilirsin dayatması bu…
Bu iki genç kaç kez birbirlerine, 'Seni seviyorum'  demiştir kim bilir? Aslında farkında değil bu kız… O çocuğa 'Seni seviyorum' derken, 'Çünki dudakların pop star …. 'e benziyor. Ben ona aşığım… E, ona ulaşamayacağıma göre, seninle idare ediyorum' dediğinin…

O 10 dakika, 10 saat gibi uzun geldi… İneceğim durağın gelmesini zor bekledim. Bu diyaloğa şahit olan yakın çevredekilere döndü bakışlarım, şoku biraz atlattıktan sonra... Yüzlerinde şaşkın bir mimik aradım durdum ama boşuna…

***

İnsanı insan yapan değerlerimiz bir bir elimizden gidiyor, farkında mıyız acaba?.. Edepten bahsetmeye görün; yüzüne sigara dumanı üflenmiş kedi reaksiyonu veriyor çağdaş (!) olduğunu iddia eden çevreler. Sonucu bu işte…

Dudakları pop star …..'ye, bakışları filan dizideki …..'ye, giyimi filan artiste benzediği için aşık olmuş (!) o erkeğe…

Bütün hayran olup ulaşamadıklarından bulabildiği kadarına güya aşık yani… Aşık olmadığı tek şey o çocuğun bir ünlüye benzemeyen kendisi, haberi bile yok…

AMA O HEP GÜLÜYORDU…

Niye mahkemeler boşanma davalarıyla dolu, biraz daha iyi anladım bu travmadan sonra. Cicim aylarından sonra pop star ….'ye benzemediğini anlıyor galiba eşler, eşlerinin… "Ama ben televizyonda, gazetelerde, dergilerde, internette …..'yi hep gülerken görmüştüm. Dudakları böyle değildi" diyecek bu kızcağız aşık olduğu o çocuk kendisine bağırıp, çağırırken…

O çocuk da hoşlandığı bayan pop stara benzemediğini fark etmiş olacak bu kızın çünki…

Ve ileriki yaşlarda erkek yağlanıp, kilosuna dolgun, bunun pörsümüş dudaklarından çıkan dırdıra aldırmadığı günlerde; bu kıza karşı çoktan kaybetmiş olduğu sevgisinin yanına insanca davranış saygısını da ekleyecek büyük ihtimalle… Bu sebeple bu kızcağız tarafından önce Shrek olarak mı nitelenecektir yoksa dökülmüş dişlerine bakarak 'geveze eşeği' olarak mı… Erkeği tarafından "Sen de prenses Fiona'nın büyüye uğramışı kadar çirkinsin" bağırışları arasında tabii…

Olan, ailesinden ayrı kalan 'Kayıp Balık Nemo' gibi tertemiz yavrucaklara oluyor ne yazık ki…


***

Büyük bir oyunun yansımaları bunlar…  'Sen, sen olamazsın. Ben heveslerine, tutkularına, neyi sunarsam, o olmak zorundasın' deniyor birilerince…

'Senin kişiliğini ben oluşturacağım. Benim istediğim şeylere alışacaksın. Benim sürüklediğim yere giden, duyguları bana mahkum biri olacaksın' deniyor dolaylı olarak…

Yıllardır insanımıza seyrettirilen naylon kahramanlar yüzünden, naylon, sun'i bir topluma dönüşüyoruz…

'Efendim, özenmesinler... Ellerinde uzaktan kumanda var. Kim onlara zorla seyrettiriyor' benzeri sloganları da bilinen taktikleri…

Sen 'Ölümden sonra bir hayat var. Bu günahtır' diyenleri, yani huzurlu ve kaliteli toplumun bekçilerini aşağıla, toplumdan tecrit et… Dininden habersiz, nesiller yetiştir… Sonra Allah korkusu olmayanların, nefsi taşkınca günahı isteyenlerin önüne bu örnekleri sür… Haftalarca aç kalanın önüne yemek sürer gibi… Sonra da 'Kim ye diyor ki. Yemesin' de…

Batı kendi çürümüş kültürünü sayısız yollarla nesillerimize yediriyor ağzından taşarcasına… Kültürel Haçlı Savaşı bütün şiddetiyle sürüyor günümüzde…

ACILAR ACISI GERÇEK…


Onların niyetlerini, bizi ne hale getirdiklerini ve daha ne hallere sokmak istediklerini şu olay bütün çıplaklığıyla (!) anlatıyor galiba… Yüreği yeten okusun…


Halit Turhan bey hatıratından….


"1932 yılında Cumhuriyet gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Halis kazanmıştı.
Aynı yıl Belçika'nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılmasıyla dünya güzellik yarışması düzenlenmişti.
1913 yılında doğan Keriman Halis, bu yarışmaya Türkiye'yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kişilerle görüştü ve konuştular.
Yarışma gününde jürinin önünde kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar.
Jüri salona geçip, puan değerlendirmesi yapmak istedi.

Başkan kürsüye geçerek :

- Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa'nın Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir.
Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile, pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır.
Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzel varmış, yokmuş bu önemli değil...

Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene İslam'ı yenmenin zaferini kutluyoruz. Avrupa'nın zaferini kutluyoruz.

Bir zamanlar Fransa'da oynanan dansa müdahalede bulunan Kanuni Sultan Süleyman'ın torunu işte mayo ile önümüzdedir.

Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik.
Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz.
Fakat kadehlerimizi Avrupa'nın zaferi için kaldıracağız."

 omercetin@saatlimaarif.com                  omer.cetin@tg.com.tr

  Ö. Çetin Engin kategorisindeki en yeni içerikler
- Saflık, tarife muhtaç...
- BİD'AT... AT GİTSİN...
- Tom’la Linda’nın aşkı
- Girdap…
- Çağrı… -2-
- Çağrı… (Çağrılanlar...)
- Kainatta zerre bile değiliz (Biraz da tefekkür)
- Mezuniyet töreni (Danimarkalı karikatüriste ithafen…)
- Huzur (Bunalımların sebebi)
- sADAKta çok ok var… (2009'da yaşanmış diyaloglar…)
- Veliler yolu -2- (Aşk ateşinde piştiler)
- Veliler yolu…
- Büyücü...
- Seni Seviyorum (!) (Tramvayda travma)
- Şefkat deryaları
- Cennet yolunun yolcuları
- 250 binlik gelinlik
- Merhamet… (Günahkârlar için yazıldı…)
- Sıkıntın mı var… Oku geçer…
- Habil amca -8- Perşembe’ye düğünüm var…
- Habil amca -7- Güneş ufka yaklaştı
- Habil amca -6- Cennet bahçesine girmek istiyorum
- Habil amca -5- Aşk hikayesi
- Habil amca -4- Buluşma vakti
- Habil amca -3- Kabirden gelen ses
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı