Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Konuşmaktan korkmayın!
04 Kasım 2008 Salı | 08:04

Saatli Maarif, gittikçe artan diksiyon eğitimi taleplerini TGRT HABER Spikeri Serhat İbrahimoğlu ile konuştu. İbrahimoğlu, düzgün ve etkili konuşmanın yeteneğin dışında, bu işin ilmini bilmekten geçtiğini söylüyor ve ekliyor: "Kısa süreli bir diksiyon eğitimi, sizi bambaşka bir hale getirebilir"

 

S.M: Diksiyon eğitimi neden gerekli? Bu eğitime tabi olan herkes güzel konuşabilir mi?

S.İ: Bir kere ilk etapta şunu netleştirelim… Herkes spiker ya da sunucu değil… Dolayısıyla, böyle konuşmak zorunda değil… Amaç, spiker gibi konuşmak olmamalı… Mühim olan düzgünlük… Bu yüzden evet diksiyon eğitimi gerekli… Özellikle de günlük hayatında konuşarak iş yapanlar -gerek telefonla, gerekse de yüz yüze- ihtiyaç duyuyorlar. Bir kelimeyi hayatı boyunca yanlış telaffuz edip, doğrusunu öğrendiğinde mutlu olan insanlar var. Herkes tabiki güzel konuşamaz… Konuşmak bir tarz ise, herkesin bir hitap şekli var… Ne kadar çok şey biliyorsanız, bu ifade edebildiğiniz, karşı tarafa net anlatımlar sunabildiğiniz takdirde mümkün… Şu var, diksiyon eğitimi alanla almayan artık çok keskin çizgilerle ayrılıyor. Bu işi bilen, hemen anlaşılıyor.

S.M: Siz de bu konuda ders veriyorsunuz… Nasıl bir program uyguluyorsunuz, öncelik verdiğiniz unsurlar var mı?

S.İ: Elbette var… Dedim ya herkes spiker gibi konuşmamalı… Bu nedenle bize yapılan müracaatlarda önce tespit yapıyoruz… Bu kişinin ya da kişilerin neye ihtiyacı var şeklinde… Mesela, kimi tutuk konuşmaktan şikayetçi, kimi konuşurken heyecanlanmaktan… Bazıları da sırf spikerlik için başvuruyor… Değerlendirmemizi yaptıktan sonra hangi paket kime uyuyorsa ona göre yönlendiriyor ve derslere başlıyoruz. Genel itibarla 10-12 saatlik bir programımız mevcut.

S.M: Aslında siz sadece diksiyon dersi vermiyorsunuz yani öyle mi?

S.İ: Evet… Diksiyon bunun bir parçası… Temeli belki de ama bunu bir matematik, bir İngilizce dersi gibi düşünemeyiz… Zaten bizim programımızın ismi de "Maksimum İletişim"… İletişime dair her şey diyebiliriz dolayısıyla.

S.M: Ders talep edenler size mi geliyor, siz mi onlara gidiyorsunuz?

S.İ: Hiç fark etmez… Hangisi uygunsa ona göre hareket ediyoruz… Çalışan kesim genelde yoğun ve yorgun oluyor… Bu durumda biz onların bulunduğu mekanlara gidiyoruz. Zamanlama açısından da bu daha sağlıklı gibi gözüküyor. Ama böyle bir sorunu olmayanlar bize geliyorlar.

S.M: Dersler eğlenceli geçiyor mu peki… Şu ana kadar edindiğiniz izlenim nedir?

S.İ: Oldukça eğlenceli… Çünkü, biz teoriyle boğmak istemiyoruz insanları… Bir sınıf, ders ortamı, sık sık not alma bunaltıcı olabiliyor… Hepimiz öğrencilikten geçtik malum… Bir de, bu yönde ders veren birçok kurum var… Onlardan bir farkınız olmalı… Böyle bir metot eğitimin amacına ulaşmasını engelliyor açık söyleyeyim… Ama, pratiğe dayalı ve katılımcılarla sürekli diyalog halinde olursanız daha isabetli… Çünkü ders zaten iletişim… Bir de okul ya da kurs havası verirseniz buna… Katılımcıların birbiriyle konuşmaları, şakalaşmaları, hocaların da buna iştirak etmesi dersleri daha zevkli hale getiriyor diyebilirim. 

S.M: En merak edilen sorulardan biri belki de… Fiyatlar?

S.İ: Diksiyon, pahalı bir eğitim olarak kabul ediliyor… Özellikle de, zamanında ulusal televizyonlarda çalışan değerli üstatların şimdilerde kurslarda ders verdiğini düşünürsek… İsimlerini ve kurumun yetiştirdiği kişileri öne çıkararak bunu yapmaya çalışıyorlar. Kendilerine göre haklı olabilirler… Sonuçta bu bir maliyet… Ama her şeyin bir ederi vardır… Ben, İstanbul'da bu eğitimi almak isteyenlere astronomik rakamlar sunulmasını yadırgıyorum. Bu yüzden, sözünü ettiğim kurumlar ve kişilerden epeyce aşağı fiyatlarla bu işi yaptığımızı söylemeliyim. 

 

S.M: Katılımcılardan biriyle konuşurken fark ettim… Medya dili diye bir ders var sanırım bünyenizde? 

S.İ: Evet… Bu da bir paket… Özellikle görsel medyada çalışan meslektaşlarımıza yönelik… Medyanın kendine has bir dili vardır… Örneğin, her haberi ajanslardan gelen haliyle yayınlayamazsınız… Nasıl yayınlarsınız… İşte bunu anlatmaya çalışıyor arkadaşlarımız bu bölümde. Bir de imla kuralları ve yazı şekli var tabi. O da bu paketimizin içinde yer alıyor.

S.M: Son olarak eklemek istedikleriniz var mı, Saatli Maarif okuyucularına bir mesajınız ya da?

S.İ: Şöyle ifade edeyim… Bizimle tanışanlar, bildiklerini daha net bir şekilde anlatmaya ve kelimeleri seçerek konuşmaya başladığında, buna kendileri bile inanamayacaklar. Saatli Maarif okuyucularının da bu imkandan faydalanmasını sağlamak adına onlara özel, liste fiyatlarımızdan yüzde 30 indirim uygulayabileceğimizi söyleyebilirim.

S.M: Teşekkür ederiz Serhat Bey bize vakit ayırdığınız için, başarılar diliyoruz.

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı