Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
'Dört Güvercin’ nasıl kanatlandı
30 Aralık 2007 Pazar | 21:12
Minnacık kadın, mavi gözlü devden mini minnacık bir ev istemişti. Bahçesinde ebruli hanımeli açan bir ev... Piraye'nin bu hayali, Nâzım Hikmet ile olan 13 yıllık ilişkileri boyunca hayata geçirilemedi. "Bir dev gibi seviyordu dev, ve elleri öyle büyüktü ki devin, yapamazdı yapısını, çalamazdı kapısını, bahçesinde ebruli hanımeli açan evin..."
Nâzım'ın söz verip de yap(a)madığını yıllar sonra Piraye'nin oğlu Türk edebiyatının usta kalemi Memet Fuat gerçekleştirdi. Annesinin hayalinde gezinen 'bahçesinde ebruli hanımeli açan evi' kendi elleriyle yaptı Altunizade'de... 1995'te Piraye, 2002'de Memet Fuat orada öldüler...

Aralıkta hanımeli...

İşte o evde, kış vakti,  iki sayfalık bir ebruli hanımeli daha açtı aralık ayının başında. Piraye'nin sandıklarından Nâzım'ın daha önce hiç yayımlanmamış bir şiiri çıktı, kendi el yazısıyla...
İki aylık edebiyat dergisi Sözcükler, yeni sayısında "Dört Güvercinler" adlı bu şiiri okurla buluşturdu.  Bu buluşmanın iki kahramanı var. Biri Memet Fuat'ın gelini Yeşim Bilge Bengü, diğeri de Sözcükler dergisinin yazı işleri sorumlusu Turgay Fişekçi...

Aslında her şey, Memet Fuat'ın oğlu Kenan Bengü ve eşi Yeşim Bilge Bengü'nün Memet Fuat'ın ölümünden sonra Altunizade'deki eve taşınmalarıyla başlıyor; bundan dört yıl kadar önce. Bugün Memet Fuat Ödülleri'ni de düzenleyen Yeşim Bilge Bengü, evde sandıklarda duran o muazzam edebi mirası elden geçirip tasnif etmeye başlıyor. Araya başka işler, başka çalışmalar giriyor ve derken 1 ay kadar önce Bengü, Nazım'ın Piraye'ye yazdığı dört tane defter buluyor. Bunların ilk üçünde, 1987-1990 yılları arasında ilk kez Adam Yayınları'ndan Memet Fuat ve Asım Bezirci editörlüğünde çıkan Nâzım'ın "Toplu Eserleri"nde yer alan "Piraye'ye Mektuplar"ın orijinalleri çıkıyor. Ayrıca, yarım kalmış hikayeler ve roman taslakları. 

Kimi 320 sayfa yazılmış, kimi 40 sayfa.... Ama asıl ilginç olan, bu defterlerden birinin arasında bulunan iki bağımsız sayfa ve içlerinde Nazım'ın el yazısıyla yazılmış bir şiir. Bu şiirin yayımlanıp yayımlanmadığından emin olamayan Bengü, Nâzım'ın toplu eserlerinin hazırlandığı yıllarda Memet Fuat'ın yardımcılığını yapan Turgay Fişekçi'yi arayıp söz konusu şiir konusunda kendisinden yardım istiyor. Nâzım şiirlerini çok iyi bilen Fişekçi, Nâzım'ın Toplu Eserleri'ni yeniden gözden geçiriyor ve anlaşılıyor ki, bu iki sayfada bulunan "Dört Güvercin" adlı şiir, daha önce yayımlananlar arasında yok.

Fişekçi'ye jest

Bu tespitin ardından, bulunan yeni şiir, içinden çıktığı defterle birlikte, diğer iki defter de yanlarına konularak  Nâzım'ın yeni yayıncısı Yapı Kredi'ye teslim ediliyor. Şiirin gün yüzüne çıkmasını sağlayan Turgay Fişekçi'ye jest yapmak için, Nâzım'ın oğlu Mehmet Nazım'dan da izin alınarak "Dört Güvercin"in ilk kez Sözcükler'de yayımlanmasına karar veriliyor.Peki Memet Fuat'ın bu dört defterden haberinin olmaması mümkün mü? Bu soruyu "Hayır" diye yanıtlıyor Yeşim Bengü. "Ama o bir edebiyatçı gözüyle, yarım kalmış bu eserleri basmayı doğru bulmamış olmalı. Biz ise Nâzım'a ait her dizenin okur için önemli olduğunu, bunlardan haberdar olmaları gerektiğini düşündük. Bu nedenle de defterleri yayıncıya teslim ettik" diyor.

DÖRT GÜVERCİN

Dördümüze

Geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane alağındaydı.Ve güneş
güvercinleringözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
Girdi dört güvercin yıkanmak için  suyun içine.Ve kederli toprakta dört insan baktı dört güvercine.

Güvercinler hep beraber güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında uçabilirler Durdurmaz onları demir ve duvar Güvercinlerin yumuşak kanatları var. Ve kanatlar Şimdi burda, şimdi damın üzerinde. İnsanların kanatları yok İnsanların kanatları yüreklerinde. Dört güvercin güneşe varmak için yıkandı, uçtu sudan

NÂZIM HİKMET
İSTANBUL TEVKİFHANESİ 1938

Kaynak: Filiz Aygündüz/Milliyet

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı