Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Kahraman ya da hain olmak!
29 Eylül 2007 Cumartesi | 23:23

Ayşe Kulin'in 'Veda-Esir Şehirde Bir Konak' adlı kitabı 1 Ekim'de okurla buluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatan romanında Ayşe Kulin, imparatorluğun son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çiziyor. Her şeye rağmen padişaha ve ailesinin de yıllardır hizmet verdiği imparatorluğa bağlı kalmak isteyen ama çökmekte olan bir impatorlukla yeni bir çıkış yolu arayan milliciler arasında sıkışan Maliye Nazırı'nın öyküsü, o dönem Türk aydınının ve dönem Türkiyesi'nin de öyküsü... Biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığıyla bilinen yazar bu kez bir İstanbul öyküsü ile bir imparatorluk tarihini birleştirmeyi seçmiş. Kulin, 'Veda-Esir Şehirde Bir Konak'ın kaynaklarını ailesinde bulmuş.

-Ayşe Kulin-

Yazarın anne tarafından büyük dedesi olan Ahmet Reşat Bey, son Osmanlı Meclisi'nde Maliye Nazırı olarak görev yapmış. Ailesinin diğer erkekleri gibi Ahmet Reşat Bey de Osmanlı hanedanı için çalışmış. Ahmet Reşat Bey, eğitimli, zarif, namuslu, sorumluluk sahibi bir karakter. Konaktaki herkesin hayatı onun için çok önemli. Hatta konakta kaçak olarak kalan eski İttihatçı, yeni Millici yeğeni Kemal'den bile tüm kızgınlığına rağmen ilgisini, sevgisini esirgemiyor. 'Veda-Esir Şehirde Bir Konak', Ahmet Reşat Bey'in yaşamı özelinde, bir dönemin panoramasını çiziyor; konakta yaşayan insanların her biri diğerinden farklı amaç ve ideolojilerle hayata bakıyor. Kitap, Ahmet Reşat Bey karakteri nedeniyle bir hayli tartışılacak gibi. O, ne Osmanlı hayranlarını ne de Kemalistleri memnun edecek bir karakter çünkü. Sevr Anlaşması'nın imzalandığı günün akşamı konağa öfkeli ve çaresizlik içinde döner. Kulin, bir anlamda 'Kurtuluş Savaşı'nı kaybetseydik, bugünün kahramanları vatan haini mi olacaktı?' diye soruyor ve o günlerde nelerin yaşandığını bilmeden kimseyi hainlikle suçlamamamız gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: Radikal

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı