Ana Sayfa
Özel Dosyalar
İnsan ve Toplum
İz Bırakanlar
Faydalı Bilgiler
 
Kültür Sanat
Polemik
Sudoku Oyna
Sesli Kütüphane
İletişim
Hakkımızda
Ö. Çetin Engin
Saflık, tarife muhtaç...
İrfan Atasoy
İyiyim!..
Vehbi Abimizin yazıları
"O büyük günde buluşuncaya kadar sevenlere sabır, selamet;
Mahrum kalmışlara da insaf ve itidal dilerim..." - Vehbi Arvas
Tarihin ayak izleri
27 Temmuz 2007 Cuma | 14:18

> İnan Arvas

İlk ayakkabıyı kimin ne zaman giydiği kesin olarak bilinmiyor fakat bilinen ilk el yapımı ayakkabı türü sandaletlerdir. Bu konuda en eski kalıntıya İtalya'da rastlandı. 16 yıl önce İtalyan Alplerinde bulunan sandaletin 5 bin 300 yıl önce kullanıldığı tahmin ediliyor.
Tarihte rastlanılan bütün sandaletlerin hemen hemen hepsinin yapım tekniği kayış ve şeritlerle tutturulmuş bükülmez bir taban şeklinde. M.Ö. 3 bin 500 yıllarında Eski Mısırlılar, kuma basarak ayaklarının kalıplarını çıkartıyor, bunlara ham deriden papirüsler bağlayıp, sandalet yapıyorlardı. Çizme gibi eşyaların gelişmesiyle bin yıl unutulan sandaletler, 1920'lerde gün yüzüne çıktı.

"Sizi papuççu
bekarlarına kırdırırım"
Anadolu'da ise ayakkabı kültürü Türklerin yerleşmesi ile farklı bir boyut kazanmış ve çeşitlenerek gelişmiş. Türk ayakkabıcılığı ile ilgili elde edilen en eski bilgi 1074'te Kaşgarlı Mahmut'un kaleme aldığı Divan-ı Lügat-it Türk'te yer alıyor. Bu kitap ile Kutadgu Bilig ve Dede Korkut kitaplarında da "edik" olarak ayakkabı anlamı veren sözcükler bulunuyor. "Edik" sözcüğü Anadolu'da hâlâ varlığını sürdürmektedir.
Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi de 'Seyahatname'sinde ayakkabı kültürümüze yer veriyor. Çelebi, ayakkabıcıları toplu olarak "pupuççiyan" diye anlatıyor ve Mahmutpaşa'da bulunan Mercan yokuşundaki terlikçilerden söz ediyor. Eminönü Mercan yokuşunda bekarhanelerin bulunduğunu, buralarda kalanların ayakkabıcılık yaptığını anlatan Evliya Çelebi "Süleyman Han'ın Yeniçerilere sinirlendiğinde "sizi papuçcu bekarlarına kırdırırım" dediğini anlatıyor. Rivayete göre zamanında burada 200 dükkan, 400 nefer bulunuyordu. Mercan'daki bu terlikçiler 1940'ların başlarında çok iyi iş yapıyordu. Onların yaptığı terlikler uzun bir sırığa bağlı olarak hevenk hevenk satış mağazalarının gişelerine asılıyordu.

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Türk kültüründe seçilecek ayakkabının rengi yaşa, göreve ve sosyal düzeye göre değişirdi. Yeniçeri ocağında yayalar sarı çizme, bölük başları kırmızı çizme, küçük zabitler ise siyah çizme giyerdi. Hani bizde şu "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" sözü vardır. İşte bu söz buradan gelir. II. Bayazid döneminde ayakkabı ve çizmelerde kırmızı, gülnari, ergüvani, limoni gibi renkler kullanılırdı.

Bekara sarı ayakkabı
Halk arasında da renklerin her zaman sembolik anlamları olmuş. Özellikle kadın ayakkabılarında da bu renkler önem kazanmış. Eğer Anadolu kadınları bekarsa sarı, evliyse kırmızı, dulsa yeşil çarık ya da ayakkabı giyerdi. Günümüzde de renklerine eskisi gibi bir anlam yüklenmese de Türk yapımı ayakkabılar yurt içinde ve dışında mağaza vitrinlerini süslüyor.

  kültür sanat kategorisindeki en yeni içerikler
- Türk sinemasını bekleyen büyük tehlike…
- Sinemeseverler Azalıyor mu?
- Kâbe'deki Osmanlı Revakları Yıkılmayacak...
- TGRT FM 19 Yaşına Girdi....
- Van seyahatim...
- Mona Lisa'nın sırrını çözecek mezar açıldı!
- Cannes Film Festivali Başlıyor!
- İstanbul Film Festivali Başlıyor
- Burhan Kuzu’dan Gündem Oluşturacak Kitap...
- Mesir Festivali Başladı
- 3500 Vakıf Eseri Restore Edildi...
- Vizyona 6 Film Girdi...
- Oscar'a "Zoraki Kral" Damgası...
- Washington'da Osmanlı İzleri...
- Tarihî bir mevlid...
- 2010 Oscar adayları belli oldu...
- Vizyonda Bu Hafta...
- "Muhteşem" Tepki...
- Altın Küre'de "Sosyal Ağ" Damgası...
- "Muhteşem Yüzyıl"a Rekor Şikayet
- Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri!..
- Mahmut hoca taburcu oldu!..
- Dizi Süreleri Kısalacak mı?
- S. Ahmet Arvasi dualarla anıldı...
- Ulucanlar İşkence Müzesi Oldu...
- Bu kategoridekileri listele
   
SaatliMaarif.com
Sınırı çizilen her özgürlük tanımı kalemimizin mürekkebidir....
Bir Derinev Yapımı